Giriş
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) ile ceza hukuku alanında önemli değişiklikler yapılmıştır. Kamuoyunda en çok dikkat çeken düzenlemelerden biri ise, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarında banka hesabını veya ödeme aracını kullandıran kişilerin hukuki durumuna ilişkin yeni hükümler olmuştur.
Son yıllarda özellikle internet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarının artmasıyla birlikte, birçok soruşturma ve kovuşturmada mağdurlardan alınan paraların üçüncü kişilere ait banka hesaplarına gönderildiği görülmektedir. Bu durum, yalnızca banka hesabına para gelen kişilerin çoğu zaman dolandırıcılık suçunun asli faili gibi değerlendirilmesine neden olabilmektedir.
- Yargı Paketi ile getirilen düzenleme, asıl dolandırıcı ile yalnızca banka hesabını kullandıran kişinin hukuki statüsünü birbirinden ayırmayı ve cezanın kusurla orantılı belirlenmesini amaçlamaktadır.
Düzenleme Hangi Kanunda Yapıldı?
7589 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.
Buna göre;
Kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait banka hesabını, banka kartını, kredi kartını, ödeme aracını ya da kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabını başkasının kullanımına veren kişinin fiili yalnızca bu eylemle sınırlı kalıyorsa, verilecek ceza yarı oranında indirilebilecektir.
Bunun yanında Kanuna eklenen geçici maddeler ile, belirli şartların bulunması hâlinde istinaf, temyiz ve infaz aşamasındaki bazı dosyalar bakımından da yeni hükümlerin uygulanabilmesine imkân tanınmıştır.
Düzenlemenin Getirilme Amacı
Uygulamada uzun yıllardır önemli bir sorun yaşanmaktaydı.
Dolandırıcılık suçlarında mağdurun gönderdiği paranın ulaştığı banka hesabının sahibi çoğu zaman soruşturmanın ilk şüphelisi olmakta ve çoğu dosyada yalnızca banka hesabına para gelmiş olması, mahkûmiyet için önemli delillerden biri olarak değerlendirilebilmekteydi.
Oysa her olayda banka hesabına para gelen kişi;
- dolandırıcılık planını hazırlayan,
- mağdurla iletişim kuran,
- ilan veren,
- internet sitesini yöneten,
- parayı ATM’den çeken,
- suç organizasyonunu yöneten kişi olmayabilir.
Bazı olaylarda hesap sahibi yalnızca hesabını belirli bir menfaat karşılığında kullandırmış olabilmektedir.
Kanun koyucu da bu ayrımı dikkate alarak, kusur ile ceza arasındaki dengenin sağlanması amacıyla yeni düzenlemeyi yürürlüğe koymuştur.
Mahkemeler Artık Hangi Delilleri Değerlendirecek?
Yeni düzenleme sonrasında yalnızca banka hesabına para gönderilmiş olması tek başına yeterli görülmemelidir.
Mahkemelerin;
- ATM kamera kayıtlarını,
- para çekme görüntülerini,
- HTS kayıtlarını,
- IP ve IMEI eşleştirmelerini,
- BTK log kayıtlarını,
- internet yazışmalarını,
- mesaj içeriklerini,
- telefon görüşmelerini,
- kargo kayıtlarını,
- ilan kayıtlarını,
- web sitesi bilgilerini,
- tanık beyanlarını
birlikte değerlendirerek sanığın olaydaki gerçek rolünü belirlemesi gerekmektedir.
Dolayısıyla soruşturma ve kovuşturmalarda artık yalnızca banka hareketlerine dayanılarak karar verilmesi yerine, dosyadaki tüm teknik ve maddi deliller birlikte incelenmelidir.
Dolandırıcılık Eylemine Fiilen Katıldığının İspatlanamaması Neden Önemlidir?
Kanunun en önemli noktası burada ortaya çıkmaktadır.
Yeni düzenleme, dolandırıcılık suçuna fiilen katıldığı ispatlanamayan ve yalnızca banka hesabını kullandırdığı anlaşılan kişiler bakımından uygulanabilecektir.
Başka bir ifadeyle;
Sadece mağdurdan gelen paranın sanığın hesabına yatırılmış olması, tek başına kişinin dolandırıcılık suçunun asli faili olduğu sonucunu doğurmamalıdır.
Eğer dosyada;
- mağdurla iletişim kurduğunu,
- ilan verdiğini,
- parayı ATM’den çektiğini,
- dolandırıcılık planına katıldığını,
- suç organizasyonu içinde hareket ettiğini
gösteren somut deliller bulunmuyorsa, kişinin hukuki durumunun yeni düzenleme kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilecektir.
Her Banka Hesabını Kullandıran Kişi Bu Düzenlemeden Yararlanabilecek mi?
Hayır.
Bu düzenleme otomatik ceza indirimi getirmemektedir.
Her dosya kendi delilleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Eğer sanığın;
- dolandırıcılık planını hazırladığı,
- mağduru yönlendirdiği,
- hesapları organize ettiği,
- parayı çektiği,
- suç organizasyonu içerisinde aktif görev aldığı
somut delillerle ortaya konulursa, bu kişinin yalnızca banka hesabını kullandıran kişi olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır.
Bu nedenle her olayın özellikleri ayrı ayrı incelenmelidir.
Geçiş Hükümleri ve Uyarlama Yargılaması
- Yargı Paketi yalnızca yeni açılacak davaları kapsamamaktadır.
Kanunda yer alan geçici hükümler sayesinde;
- istinaf incelemesinde bulunan,
- temyiz aşamasındaki,
- infaz aşamasında bulunan
belirli dosyalar yönünden de yeni düzenlemelerin uygulanabilmesi mümkün olabilecektir.
Bu nedenle şartları taşıyan kişiler bakımından uyarlama yargılaması gündeme gelebilecektir.
Etkin Pişmanlık Hükümleri
Yeni düzenleme yalnızca ceza indirimiyle sınırlı değildir.
Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi ve mağdur zararının belirlenen süre içerisinde tamamen giderilmesi hâlinde, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılması da mümkün olabilecektir.
Ancak bunun için kanunda belirtilen şartların eksiksiz şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir.
Soruşturmaların Etkin Yürütülmesinin Önemi
Yeni düzenleme sonrasında soruşturma makamlarının daha kapsamlı delil toplaması büyük önem taşımaktadır.
Özellikle;
- ATM kamera kayıtlarının zamanında temin edilmesi,
- HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi,
- IP ve IMEI analizlerinin yapılması,
- BTK loglarının değerlendirilmesi,
- para transfer zincirinin ortaya çıkarılması
hem suçun asli failinin belirlenmesi hem de yalnızca hesabını kullandıran kişilerle gerçek faillerin birbirinden ayrıştırılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Sonuç ve Değerlendirme
- Yargı Paketi ile getirilen bu düzenleme, dolandırıcılık suçlarında cezanın kusurla orantılı belirlenmesini amaçlayan önemli bir değişikliktir.
Kanun koyucu, yalnızca banka hesabına para gelmiş olmasını tek başına mahkûmiyet için yeterli görmeyerek, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve kişinin suçtaki gerçek rolünün belirlenmesini hedeflemiştir.
Ancak bu düzenleme herkes için otomatik ceza indirimi anlamına gelmemektedir. Sanığın yalnızca banka hesabını kullandırdığı, dolandırıcılık eylemine fiilen katıldığının ispatlanamadığı durumlarda yeni hükümlerin uygulanması gündeme gelebilecektir.
Her dosyanın kendine özgü delilleri bulunduğundan, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin alanında uzman bir ceza hukuku avukatı tarafından değerlendirilmesi hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
KARAKAŞ HUKUK BÜROSU
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriğinde yer alan açıklamalar hukuki danışmanlık niteliğinde olmayıp, her somut olayın özelliklerine göre farklı hukuki değerlendirmeler yapılabilir.


